4. SEZON · 04 / 12

DOĞA

Ey insan,

Bir gün doğayı yeniden gördün.
Fakat onu uzaktan gördün.

Fotoğrafta.
Ekranda.
Belgeselde.
Tatilde.
Bir çerçevenin içinde.

Sonra eve döndün.

Duvarların arasına kapandın.

Doğayı sevdiğini söyledin.
Ama onu yaşamadın.

Ey insan,

Doğa bir manzara değildir.
Bakıp geçilecek bir görüntü değildir.
Senin dışında duran bir “şey” değildir.

O senin nefesindir.
Suyundur.
Gıdandır.
Bedenindir.
Ve sonunda geri döneceğin topraktır.

Bu yüzden doğayı yalnızca korunması gereken bir alan gibi görme.

Onunla ilişkinin biçimini değiştir.

Bir ormana girdiğinde ne kadar fotoğraf çektiğini değil, ne kadar az iz bıraktığını düşün.
Bir nehri gördüğünde suyun güzelliğini övmek kadar ona ne bıraktığını da düşün.
Bir hayvana baktığında onu eğlendiren bir görüntü değil, kendi yaşamı olan bir canlı olarak gör.

Ey insan,

Toprak sessizdir.
Bu yüzden onun sınırsız olduğunu sandın.

Su konuşmaz.
Bu yüzden onu sonsuz sandın.

Ağaç bağırmaz.
Bu yüzden onun acısını duymadın.

Fakat sessizlik rıza değildir.

Bir varlığın karşı koymaması ona istediğini yapabileceğin anlamına gelmez.

Bu yüzden doğaya yeniden bakmayı öğren.

Tüketmeden.
İşgal etmeden.
Sahiplenmeden.
Her şeyi kendin için var saymadan.

Ey insan,

Doğayla uyum geçmişe dönmek değildir.
Şehirleri yıkmak değildir.
Bilimi reddetmek değildir.
Teknolojiyi bırakmak değildir.

Mesele başka: Bütün bunları yaparken hayatı unutmamak.

Gelişmek ile tüketmek arasındaki farkı görebilmek.

İhtiyaç ile açgözlülüğü ayırabilmek.

Kullanmak ile sömürmek arasındaki sınırı fark edebilmek.

Ey insan,

Bir gün çocukların sana:
“Orman neredeydi?” diye sormasın.
“Bu nehir neden eskisi gibi değil?” diye sormasın.
“Gece neden görünmüyor?” diye sormasın.
Ve sen onlara sadece eski fotoğraflar göstermek zorunda kalma.

Çünkü doğayı geleceğe bırakmak onun fotoğrafını saklamak değildir.

Onu canlı bırakmaktır.

Ey insan,

Bir ağacın büyümesi senden yavaştır.
Bir dağın oluşması senden uzun sürer.
Bir toprağın iyileşmesi senin ömrünü aşabilir.

Bu yüzden doğa sana sabrı öğretir.
Sen de ona biraz sabır bırak.

Dünyayı tamamen değiştiremeyebilirsin.
Fakat kendi izinle başlayabilirsin.

Bir şeyi daha az tüket.
Bir şeyi daha uzun kullan.
Bir şeyi tamir et.
Bir şeyi paylaş.
Bir ağacı koru.
Bir suyu kirletme.
Bir canlıyı gereksiz yere incitme.

Bunlar küçük.
Ama hayat küçük şeylerin birikimidir.

Ey insan,

Doğayı kurtaran kahraman olman gerekmiyor.
Önce onun sahibi olmadığını anlaman yeter.

Çünkü doğa, senden önce vardı;
senden sonra da var olacak.

Sen onun sahibi değil,
onun içindeki kısa bir yolcusun.

Ve belki gerçek dönüş şudur:

Dünyayı kendine göre değiştirmek yerine,
kendini dünyanın dengesine göre değiştirebilmendir.