4. SEZON · 02 / 12

HIZ

Ey insan,

Neden bu kadar acele ediyorsun?
Nereye yetişiyorsun?
Kim seni bekliyor?
Ve neden her şeyin hemen olmasını istiyorsun?

Bir zamanlar günün güneşle başlardı.
Gecen karanlıkla biterdi.

Şimdi ise gecenin ortasında bile gündüz yaratıyorsun.

Daha hızlı.
Daha fazla.
Daha erken.
Daha çok.

Hayatın hızlandı.

Fakat zaman değişmedi.

Bir gün hâlâ bir gündür.
Bir ömür hâlâ bir ömürdür.

Sadece sen içinden daha hızlı geçiyorsun.

Ey insan,

Hız sana çok şey kazandırabilir.

Fakat her hızın bir bedeli vardır.

Hızlandıkça daha az bakarsın.
Daha az dinlersin.
Daha az beklersin.
Daha az düşünürsün.

Bir şeyi hemen tüketirsin.
Sonra bir başkasını.
Sonra bir başkasını.

Ve sonunda neden hiçbir şeyin yetmediğini sorarsın.

Çünkü bazı şeyler hızla yaşanmaz.

Bir çocuk büyümez çünkü sen acele ettin.
Bir ağaç gölgesini bir günde vermez.
Bir dostluk tek konuşmayla kurulmaz.
Güven bir anda oluşmaz.
Bilgelik bir gece içinde gelmez.
Toprak, senin hızına ayak uydurmaz.
Su, senin sabırsızlığınla çoğalmaz.

Ey insan,

Hızın düşmanı değiliz.

Yol vardır.
İhtiyaç vardır.
Zaman bazen gerçekten dardır.

Ama hız ile aceleyi birbirine karıştırma.

Hız bir araçtır.

Aceleciliğin ise bazen körlüğe dönüşür.

Bir yere hızlı gidebilirsin.

Fakat nereye gittiğini bilmiyorsan hız yalnızca yanlış yolu kısaltır.

Ey insan,

Bir gün durmayı öğren.
Hiçbir şey üretmeden.
Hiçbir şey satın almadan.
Hiçbir görüntü aramadan.
Hiçbir cevap vermeye çalışmadan.

Sadece dur.

Bir ağacın yanında.
Bir dağın karşısında.
Bir suyun başında.
Bir çocuğun sessizliğinde.
Bir yaşlının hikâyesinde.
Kendi nefesinin içinde.

O zaman anlarsın:

Dünya sen koşmadığın için yok olmuyor.
Hayat sen durduğun için bitmiyor.

Bazı şeyler ancak yavaşladığında görünür.

Bir insanın yüzündeki küçük bir değişiklik.
Güneşin bir yaprağın üzerine düşüşü.
Toprağın kokusu.
Akşamın rengi.
Kendi içindeki kırık bir yer.

Ey insan,

Bazen ileri gitmek için durmak gerekir.
Bazen yetişmek için yavaşlamak.
Bazen bir şeyi korumak için ona dokunmamak.

Çünkü hayat yalnızca mesafe katetmek değildir.

Ne kadar hızlı gittiğin kadar neyi görüp neyi kaçırdığın da önemlidir.

Ve bir gün ömrünün sonuna yaklaştığında kimse sana:
“Daha hızlı yaşamalıydın.” demeyecek.

Muhtemelen şunu soracaksın:
“Daha çok bakmalı mıydım?”
“Daha çok dinlemeli miydim?”
“Daha çok yanında olmalı mıydım?”

Bu yüzden bugün biraz yavaşla.

Çünkü zaman seni beklemiyor.

Fakat sen de onu sürekli kovalamak zorunda değilsin.