1. SEZON · 07 / 12
UNUTUŞ
Unutmak yavaş olur, ey insan. Bir günde olmaz. Önce bir adı söylersin ve ne anlama geldiğini unutursun. Sonra bir sözü tekrarlarsın ve neden söylendiğini unutursun. Sonra bir günü hatırlarsın ama neden hatırladığını unutursun. En sonunda hatırladığını sanırsın. Fakat yalnızca alışkanlıklarını taşırsın. Atalarının adını biliyorsun. Fakat onların ne için yaşadığını bilmiyorsun. Eski sözleri okuyorsun. Fakat sözün neden taşa kazındığını sormuyorsun. Taşları koruyorsun. Fakat taşların içindeki uyarıyı yaşamıyorsun. Çünkü insan geçmişi yalnızca kaybetmez. Bazen geçmişi kendisine uygun hâle getirir. Hoşuna geleni alır. Zor olanı bırakır. Kendisine benzeyen ataları sever. Kendisini rahatsız edenleri unutur. Sonra geçmişe baktığını sanır. Oysa aynaya bakıyordur. Unutuşun en tehlikeli hâli budur: insanın unuttuğunu bilmemesi. Ey insan, Senden önce yaşayanlar yanılmadı mı sanıyorsun? Onlar da güç uğruna savaştı. Onlar da kibirlendi. Onlar da kaybetti. Onlar da korktu. Onlar da yanlış yaptı. İşte bu yüzden onların bıraktığı sözler değerlidir. Çünkü geçmiş yalnızca övünülecek şeyler değildir. Geçmiş uyarılardır. Bir toplum yalnızca zaferlerini hatırlarsa kendi yenilgilerini yeniden yaşar. Bir insan yalnızca hoşuna geleni hatırlarsa kendi hatasını tekrar eder. Bir nesil kendinden öncekilerin sözünü duymak istemezse, kendi çocuklarına aynı sessizliği miras bırakır. Sonra çocuklar sorar: "Bize ne bıraktınız?" Sen ne bırakacaksın? Bir isim mi? Bir servet mi? Bir bina mı? Bir ekranın içinde kaybolan yüzlerce görüntü mü? Yoksa senden sonra gelecek birine yol gösterecek bir söz mü? Çünkü insanın ömrü kısa. Taş daha uzun yaşar. Fakat taş da bir gün aşınır. Geriye söz kalır. Söz de ancak yaşayan biri varsa yeniden anlam kazanır. Bu yüzden geçmişe dönüp tapınma. Geçmişten utanıp kaçma. Onu olduğu gibi gör. İyi olanı öğren. Yanlış olanı tekrar etme. Unutulanı yeniden düşün. Çünkü atalarını hatırlamak onların yaşadığı gibi yaşamak değildir. Onların sorularını kendi çağında yeniden sormaktır. Ve belki en büyük miras bize bırakılan cevap değil, unutmamamız gereken sorudur. Ey insan, Bir gün sen de bir başkasının geçmişi olacaksın. O gün seni nasıl hatırlayacaklarını bugünden düşün. Çünkü her nesil bir gün tarihe dönüşür. Ve tarih, unutulanların sessiz mezarıdır. O yüzden hatırla. Adları değil yalnız. Sözleri değil yalnız. Neden yaşadıklarını hatırla. Çünkü unutulan geçmiş geri gelmez. Ama unutulan hata yeniden gelir.