1. SEZON · 02 / 12
YER
Ayağının altına bak, ey insan. Üzerinde durduğun toprak sessizdir. Fakat sessiz olan unutulmuş değildir. Bu toprak senden önce vardı. Senden sonra da kalacak. Üzerinden atların geçti. Ordular geçti. Göçler geçti. Krallar geçti. İnsan geldi, bir isim verdi. "Benim toprağım" dedi. Sınır çekti. Taş dikti. Duvar ördü. Sonra öldü. Toprak onun adını sormadı. Çünkü toprak isimleri değil, izleri saklar. Sen de bir gün bu toprağa döneceksin. Etin toprağa, kemiğin toprağa, adın insanların diline kalacak. Belki onu da unutacaklar. O hâlde söyle bana: Neye sahip olduğunu sanıyorsun? Evine mi? Tarlana mı? Altındaki dağa mı? Yoksa bir avuç toprağa mı? Toprak sana verilmiş bir mülk değildir. O, senden önce gelenlerle senden sonra gelecekler arasında taşıdığın bir emanettir. Onu tüketirsen yalnız toprağı eksiltmezsin. Kendi geleceğini eksiltirsin. Bu yüzden toprağa sahip gibi değil, emanetçi gibi bas. Çünkü sonunda hepimiz aynı yere döneceğiz. Toprak bizi birbirimizden ayırmaz. Toprak, son kez hepimizi eşitler.