3. SEZON · 08 / 12

ÇOCUK

Ey insan,

Bir çocuğa baktığında geleceğe bakıyorsun.

Çünkü çocuk henüz tamamlanmamış bir zamandır.

Onun dili senin sözlerinden etkilenir.
Onun korkuları senin korkularından beslenebilir.
Onun umutları senin kurduğun dünyada şekillenir.

Bu yüzden çocuklara yalnızca gelecek deme.

Onlar aynı zamanda bugünün emanetidir.

Ey insan,

Bir çocuğa ne öğretiyorsun?

Kazanmayı mı?
Yoksa paylaşmayı mı?
Sadece güçlü olmayı mı?
Yoksa gücün sorumluluk olduğunu da mı?

Korkmayı mı?
Yoksa soru sormayı mı?
Kendini üstün görmeyi mi?
Yoksa başka hayatlara saygı duymayı mı?

Çünkü çocuklara öğrettiğin her şey bir gün toplumun davranışı olur.

Bir çocuğa sürekli “kork” dersen, korkan insanlar büyür.

Sürekli “nefret et” dersen, nefret etmeyi bilen insanlar büyür.

Sürekli “sen daha değerlisin” dersen, başkasını küçümseyen insanlar büyür.

Fakat ona:

“Dinle” dersen, dinlemeyi öğrenir.
“Koru” dersen, korumayı öğrenir.
“Yanlış yaptığında kabul et.” dersen, sorumluluğu öğrenir.
“Farklı olandan korkma.” dersen, birlikte yaşamayı öğrenir.

Ey budun,

Bir toplum çocuklarına neyi öğretirse geleceği de ona benzer.

Bu yüzden eğitim yalnız okulda değildir.

Sofrada.
Sokakta.
Ailede.
İnternette.
Büyüklerin konuşmasında.
Çocukların yanında verilen kararlarda.

Çocuk her şeyi görür.

Bazen duymadığını sandığın şeyi bile.

Ey insan,

“Biz böyle gördük.” diyerek her şeyi aktarma.

Çünkü bazı şeyler aktarıldığı için değil, kırıldığı için değerlidir.

Bir korku senden gelmiş olabilir.
Ama onu çocuğuna bırakmak zorunda değilsin.

Bir öfke senden gelmiş olabilir.
Ama onu çocuğuna miras bırakmak zorunda değilsin.

İşte burada nesillerin zinciri değişebilir.

Bir insanın tek bir kararı bazen birkaç nesli etkileyebilir.

Ey insan,

Çocuğa dünya hakkında söylediğin kadar dünyaya nasıl davrandığını da göster.

Doğayı seviyorum deme yalnız.
Bir ağacın yanında nasıl yürüdüğünü göster.

Adalet önemlidir deme yalnız.
Haksızlık karşısında ne yaptığını göster.

İnsanlar önemlidir deme yalnız.
Güçsüz olana nasıl davrandığını göster.

Çünkü çocuk sözden önce örneği öğrenir.

Ve sen farkında olmadan onun geleceğine bir cümle yazarsın.

Ey insan,

Bir çocuğa bıraktığın en büyük şey oyuncak ya da servet olmayabilir.

Belki güvendir.
Belki merak.
Belki bir dil.
Belki bir ağacın gölgesi.
Belki: “Sen soru sorabilirsin.” diyen bir cümle.
Belki: “Yanlış yapabilirsin, ama onu düzeltebilirsin.” diyen bir el.

Bunlar görünmezdir.

Fakat yıllarca insanın içinde yaşayabilir.

Bu yüzden bir çocuğa bakarken geleceği küçük görme.

Çünkü bir insanın çocukluğu çoğu zaman toplumun yarınına açılan ilk kapıdır.

Ve bir gün senin çocuğun da kendi çocuğuna bir şey öğretecek.

O zaman senin sesin onun sesinin içinden yeniden geçecek.

İşte nesil budur:

Bir hayatın başka hayatlarda devam etmesi.

O yüzden çocuğa yalnız dünyaya bırakma.

Dünyayı taşıyabilecek bir insan bırak.