3. SEZON · 07 / 12
MİRAS
Bir miras düşündüğünde aklına önce ne gelir? Ev mi? Toprak mı? Altın mı? Eşya mı? Belki de bunlar. Fakat insan en büyük miraslarını çoğu zaman ölçemez. Bir alışkanlık. Bir korku. Bir dil. Bir bakış. Bir dua. Bir öfke. Bir çalışma biçimi. Bir çocuk yetiştirme şekli. Bir doğaya davranış biçimi. Bunların hepsi miras olabilir. Ey insan, Sen yalnızca mal bırakmazsın. Kendinden bir davranış biçimi de bırakırsın. Çocuğun seni izler. Dostun seni hatırlar. Toplum seni örnek alabilir. Hiç tanımadığın biri senden kalan bir işi devam ettirebilir. Bu yüzden “benim hayatım” dediğin şeyin başkasının hayatında devam eden tarafları vardır. Ey insan, Bir mirasın değeri ne kadar eski olduğuyla ölçülmez. Ne kadar işe yaradığıyla da değil yalnız. Asıl soru: İnsanları nasıl etkiliyor? Bir korku miras bırakabilirsin. Sonraki nesil onu taşıyabilir. Bir öfke bırakabilirsin. Yıllarca büyüyebilir. Bir bölünme bırakabilirsin. Çocuklar onun içinde yaşayabilir. Ama başka şeyler de bırakabilirsin. Güven. Merhamet. Bilgi. Cesaret. Sorumluluk. Bir dil sevgisi. Bir ağaç. Bir temiz su. Bir iyi örnek. Bir soru. Ey budun, Mirasın yalnız geçmişten gelmediğini hatırla. Sen de sürekli miras üretiyorsun. Bugünün her davranışı yarının geçmişine dönüşüyor. Bugün kurduğun bina yarının manzarasıdır. Bugün söylediğin söz yarının hafızasıdır. Bugün yetiştirdiğin çocuk yarının insanıdır. Bugün koruduğun orman yarının nefesidir. Bugün verdiğin karar yarının şartıdır. İşte bu yüzden gelecek uzak değildir. Gelecek, bugün yaptıklarının birikmesidir. Ey insan, Mirası yalnızca korumak da yeterli değildir. Bazı mirasların onarılması gerekir. Senden önce gelenler yanılmış olabilir. Onların bıraktığı her şeyi kutsal sanma. Bir miras kötü ise onu devam ettirmek sadakat değil, yanlışı çoğaltmaktır. Bu yüzden atalarına saygı duyarken onların hatalarına da dürüst ol. Çünkü geçmişin onuru, gerçeği saklamaktan geçmez. Gerçeğe dayanabilmekten geçer. Ey insan, Sana ne kaldı? Ve sen neyi devam ettireceksin? Bunlar aynı soru değildir. Bir insanın eline çok şey geçebilir. Ama insan aldığını değiştirebilir. Bir mirası daha iyi hâle getirebilir. Bir yarayı iyileştirebilir. Bir yanlışın zincirini kırabilir. Belki de gerçek miras budur: Sana verilen dünyayı olduğu gibi bırakmamak. Ondan nefret edip yakmak da değil. Onu anlayıp onararak daha yaşanır bir yere taşımak. Çünkü senden sonra birileri gelecek. Ve onlar da aynı soruyu soracak: “Bize ne kaldı?” Cevap, senin bugünkü hayatında yazılıyor.