3. SEZON · 04 / 12
HAFIZA
Unutan insan aynı yere yeniden düşebilir. Bu yüzden hafıza yalnızca geçmiş değildir. Bir savunmadır. Bir yön duygusudur. Bir pusuladır. Ey insan, Hatırlamak yalnızca güzel günleri biriktirmek değildir. Acıyı da hatırla. Yanılgıyı da. Kaybı da. Utancı da. Yanlış kararı da. Çünkü yalnızca zaferlerini hatırlayan bir insan kendisi hakkında yalan söyler. Yalnızca zaferlerini hatırlayan bir toplum da aynı yanlışı yeniden yapabilir. Bu yüzden geçmişi süsleme. Onu olduğu gibi gör. Ey insan, Bir hikâyeyi her anlattığında biraz değiştirirsin. Bir nesil anlatır. Sonraki nesil dinler. Sonra o anlatır. Zamanla bazı ayrıntılar kaybolur. Bazıları büyür. Bazıları silinir. Bu yüzden hafıza özen ister. Ne kadarını biliyorsun? Ne kadarını duydun? Ne kadarını kendin gördün? Ne kadarını yalnızca tekrar ediyorsun? Bunları birbirinden ayır. Çünkü hafıza yalnızca hatırlamakla değil, doğru hatırlamaya çalışmakla da ilgilidir. Ey budun, Yazıtlar bu yüzden taşa kazılır. İnsan unutmasın diye. Fakat taş da kusursuz değildir. O da aşınır. Rüzgâr onu siler. Zaman harfleri bozar. Bu yüzden hafızanın ikinci taşıyıcısı insandır. Bir insan diğerine aktarır. Bir anne. Bir baba. Bir öğretmen. Bir anlatıcı. Bir dost. Bir nesil. Böylece söz ölümden sonra yürür. Ey insan, Senden önce gelenlerin sesini dinle. Fakat duyduğun her şeyi hakikat sanma. Sor. Ara. Karşılaştır. Düşün. Sonra neyi taşıyacağını seç. Çünkü hafıza bir depo değildir. Bir sorumluluktur. Neyi saklıyorsan geleceğin içine onu gönderiyorsun. Kinin varsa kin gönderirsin. Korkun varsa korku gönderirsin. Bilgin varsa bilgi gönderirsin. Merhametin varsa merhamet gönderirsin. Bu yüzden çocuklara ne anlattığına dikkat et. Onlara yalnızca “biz” deme. Onlara neden “biz” dediğini de öğret. Onlara yalnızca “düşman” deme. Onlara insanın nasıl düşman oluşturduğunu da anlat. Onlara yalnızca “kahraman” deme. Onlara kahramanlığın bedelini de göster. Çünkü gerçek hafıza yalnız övmez. Aynı zamanda uyarır. Ey insan, Unutmak bazen rahatlatır. Hatırlamak ise sorumluluk getirir. Çünkü hatırladığında artık bilmiyorum diyemezsin. Bir şeyi bildiğinde ona karşı davranışın değişir. İşte bu yüzden hafıza ağırdır. Fakat toplumları bir arada tutan ağırlıklardan biri de budur. Bir gün senin sesin de küçülecek. Fakat aktardığın şey başka birinin hafızasında büyüyebilir. O yüzden sana düşen: Her şeyi hatırlamak değil. Unutulmaması gerekeni ayırt etmektir. Ve en önemlisi: Kendine uygun bir geçmiş uydurmak yerine gerçekle yüzleşebilecek bir hafıza bırakmaktır.